Rz1 Bize göre?

21 Şubat 2010 – 19:04
sizlere sunulmaktadır. Harc-ı Hassa defterleri incelendiğinde kaşımıza üç kısımdan oluşan bir tablo çıkmaktadır. İlk grup valide sultan, haseki sultan ,padişah kızları ve şehzadelerden oluşan yani sultan lakabını taşıyan elit ve en üst kısımdır. Daha sonra ise kurumun en önemli görevlilerinden biri olan baş kethüda ve padişahın süt annesi olan daye hatun gelmektedir. En alt kısım ise en kalabalık bölümü oluşturan hizmetçi kadrosunu oluşturmaktadır. Verasette dahil olmak üzere harem kurumu içerisindeki her türlü düzenleme ve idari işlerden sorumlu olan valide sultanın tartışmasız konumunu aldığı maaşla da kendini belli etmektedir. Hürrem Sultan’dan sonra haremi yöneten ilk valide sultan olan Nurbanu’nun günlük 2000 akçelik bir maaşı bulunmaktadır. Daha sonra tahta çıkan 1.Mustafa’nın annesi ismi tarif kaynaklarında geçmez. Yine günde 3000 akçe maaş almıştır .Bunun nedeninin de oğlunun akli yönden yetersiz olması nedeniyse sahip ...

Anne Sütü

23 Mayıs 2010 – 22:57
Anne sütünü basit bir sıvı olarak görmemek lazımdır. Eğer anne sütü, yeterli mikdarda geliyorsa, çocuğa ilk altı ay hiçbir ek gıda vermeye gerek yoktur. Anne sütü, çocuğun gelişimi için gerekli bütün maddeleri ihtiva etmektedir. Anne sütü yeni doğan bebeğin ve süt çocukluğu devrelerinin en ideal besinidir. 1970?lere kadar sun?i mamalar veinek sütü ile beslenme giderek artmışsa da, son yıllar içinde anne sütü ile beslenmenin önemi daha iyi anlaşılmıştır. Bu sütteki proteinlerin hazmı oldukça kolaydır. İnek sütündekilerin ise daha zordur. İnek sütünde, iyi kaynatılmadığı takdirde allerjiye (ekzama, ishal, kansızlık) yol açan bir madde (B. lakto globülin) vardır. Anne sütünde ise böyle bir madde yoktur. Anne sütünde laktofferin isimli bir madde, bağırsaklarda mikropların çoğalmasını önler ve vücut için gerekli olan demirin daha kolay emilmesini sağlar. İnek sütünde ve hazır mamalarda ise böyle bir madde yoktur. Ayrıca anne sütünde, bebeği mikrobik hastalıklara daha dayanıklı hale getiren immünglobulinler ve lizozim isminde bazı maddeler vardır. ...

Ani Bebek Ölümü

22 Mayıs 2010 – 22:57
Sudden Infant Death Syndrome (SIDS) Hiçbir sağlık sorunu olmayan bir bebeğin beklenmedik bir şekilde ve nedeni otopsi ile de açıklanamayan ölümüdür.İki hafta ila 12 ay arası çocuklarda; sıklıkla 2.-4. aylarda görülür. 6. aydan sonra görülme sıklığı azalır.İlk yaştaki ölümlerin üçte birinden sorumludur.Tüm dünyada görülür ve ölüm nedenleri arasında kazalardan sonra ikinci sırayı alır. (Türkiye'de maalesef bu konuda yeterli çalışma yapılmadığı için görülme sıklığı bilinmemektedir.) Amerika'da her yıl yaklaşık 6000 bebek SIDS nedeniyle ölmektedir. Ölüm genellikle uykuda olmaktadır.Genellikle kış aylarında görülür.Erkek çocuklarda kızlara oranla daha sık görülür. Risk Faktörler: Düşük sosyoekonomik düzeyli ailelerin çocuklarında Prematüre bebeklerde Düşük doğum kilolu bebeklerde Alkol ve ilaç bağımlısı annelerin bebeklerinde Sigara kullanan annelerin bebeklerinde Doğum öncesi bakımı yetersiz olan annelerin bebeklerinde 20 yaş altı hamileliklerde risk yükselmektedir. Alınacak Önlemler: Bebeğinizi sırtüstü yatırın:Bu sayfaları hazırlamak için yaptığımız internet taramasında SIDS ile ilgili yüzlerce sayfa bulmak bizi oldukça şaşırttı. Amerika'da 1994 yılında ani bebek ölümlerini azaltmak amacıyla ...

Aspirin ve Kalp Krizi

21 Mayıs 2010 – 22:56
Aspirin ve Trombositler Aspirin kanınızın pıhtılaşma biçimini ekler. Bir kan daman zedelenmesi nedeniyle kanama olduğunda, trombositler denilen kan hücreleri zedelenme bölgesinde birikirler. Trombositler kan damarındaki delikleri kapatan yapışkan bir kitle oluştururlar. Aspirin trombositlerin birikimini azaltır ve kanama olduğunda pıhtıların oluşumunu zayıflatır. Aspirin ve Kalp Krizi Kalp krizi, bir koroner atardamarın bir kan pıhtısıyla tıkanmasının sonucu olduğu için, aspirinin pıhtılaşma üzerindeki etkisi bir kalp krizinin ilk saatlerinde yararlıdır. Her gün aspirin almak, by pass ameliyatı geçirenler de dahil olmak üzere, koroner atardamar hastalığı olan insanların çoğunda yararlıdır. Aspirin ve Felç Beyninizdeki küçük bir atardamarın kopması gibi bir olayda kanama olduğunda, günde bir aspirin bile tehlikeli olabilir. Aspirin kanın pıhtılaşma kabiliyetini azaltır, böylelikle kanınızın pıhtılaşmasıyla kanamanın durma ihtimali azalır. Aspirin ve Sağlığınız Koroner atardamar hastalığınız varsa ya da koroner atardamar bypass ameliyatı geçirdiyseniz, aspirin daha sonraki bir kalp krizi riskinin azaltılmasına yardımcı olabilir Ama kan basıncınız yüksekse, ailenizde felç olayları, kanama bozukluğu, ülser ya da karaciğer ya da böbrek fonksiyonu ...

Dalak Büyümesi

20 Mayıs 2010 – 22:56
Dalağın çok çeşitli fonksiyonları olduğu için, kan veya lenf sistemini içeren birçok hastalıkta, enfeksiyon, tümör, karaciğer hastalığı ve parazitlerle ilgili durumlarda etkin rol oynayabilmektedir. Dalak, lenf sistemi ve immün sistemin bir üyesi olup beyaz kan hücrelerinin dolaşımı, kırmızı kan hücrelerinin üretimi ve korunmasında görevlidir. Kapı toplardamarında yüksek tansiyon genellikle dalağın büyümesine yol açar. Büyüyen dalak kemik iliğinin etkinliğini kısıtlar; alyuvar, akyuvar ve trombositlerin üretimini engeller. Kemik iliğinde alyuvar yapımının azalması alyuvar üretimini uyaran folik asit yetersizliği ve aşırı alyuvar yıkımıyla da birleşince hastada kansızlık ve vücut direncinde genel bir zayıflama ortaya çıkar. Bu durumda hastanın olası bir kanamaya dayanabilmesi zordur. Sık rastlanan nedenleri : Enfeksiyöz mononükleoz (EBV ye bağlı) hemolitik anemiler talasemiler hemoglobinopatiler glukoz 6 fosfat dehidrogenaz eksikliğine bağlı hemolitik anemi idyopatik otoimmün hemolitik anemi immün hemolitik anemi sarkoidoz sklerozan kolanjit bakteryel enfeksiyonlar viral enfeksiyonlar parazitik enfeksiyonlar siroz (portal ven obstrüksiyonu, portal hipertansiyon) lösemi Hodgkin hastalığı lenfoma Wilson hastalığı kistik fibroz bilyer atrezi ...

Çocukluk çağı

19 Mayıs 2010 – 22:56
Çocukluk çağında en çok görülen doğumsal hastalıkların başında kalp rahatsızlıkları geliyor. Doğan her bin bebekten 8’i doğuştan kalp hastası. Ancak gerek doğumsal gerekse sonradan görülen kalp hastalıklarının tedavisi yüz güldürüyor. Kalp hastalıkları sadece yetişkinleri değil çocukları da tehdit ediyor. Bugün ülkemizde her yıl 15.000 kalp hastası bebek dünyaya geliyor. Rakamlar insanı ürkütüyor. Ancak tanı ve tedavideki önemli gelişmeler çocukların kalp hastalıklarını yenmesinde büyük rol oynuyor. Her ne kadar başarılı sonuçlar alınsa da anne ve babalar – haklı olarak - bu konuda büyük endişeler taşıyorlar. Oysa hastalıklar hakkında yeterince bilgiye sahip olup, gerekli önlemler en baştan alındığında çocukluk çağı kalp hastalıklarında yüzde 90’dan fazla başarı sağlanıyor. Çocukluk dönemindeki kalp hastalıkları hakkında bilinmesi gereken tüm ayrıntıları Acıbadem Sağlık Grubu Pediatrik Kardioloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ayşe Sarıoğlu anlattı. 1. Doğuştan Gelen Kalp Hastalıkları Çocuklarda en çok görülen kalp hastalıkları doğuştan gelenlerdir. Halk arasında “kalbi delik çocuk” olarak bilinen doğumsal kalp hastalıklarının yüzlerce değişik şekli ...

Bay pas ameliyatı

18 Mayıs 2010 – 22:55
Kalp krizleri anjina ve diğer sorunlar arterlerde tıkanma veya daralma sonucunda oluşur. çoğu yakalarda başlangıçta önleyici ilaçlar kullanılmalıdır. Bunlara kilo verme, uygun diyet, şeker hastalığı (diyabet) ve yüksek tansiyonun tedavisi, egzersiz yapmak ve sigaradan kaçınmak gibi diğer faktörler de eklenebilir. Bununla birlikte belli durumlarda en uygun olan şey Koroner Arter by-pass ameliyatı veya koroner anjiyoplastidir. Bu ameliyatlar ilaç tedavisinin cevap vermediği (yetersiz olduğu) veya arterlerdeki tıkanmanın fazla olduğu durumlarda kullanılır. Yöntem "By-pass" aynı işi görecek diğer yol anlamına gelir. Bir Koroner Bypass operasyonu genelde uyluktan olmak üzere toplardamarlardan kısa bir parça almayı ve Koroner Arterlerdeki tıkanmayı ortadan kaldırarak, oraya fazla miktarda kan gelmesini sağlamak amacıyla bu parçayı kullanma operasyonunu kapsar. Operasyona dahil olan arter sayısı ortalama 4 veya 5 olmakla birlikte operasyon, bu artererin 8 veya 9 segmentini (bölümünü) de kapsayabilir. Uyluktaki bu toplardamarlarda, kendilerinden bir parça alındığı için zamanla tıpkı koroner arterlerdeki gibi tıkanmalar gelişebilir. Bunun için ayrıca tedavi veya başka bir ...

Anjina

17 Mayıs 2010 – 22:54
Anjina Nedir ?: Anjina, kalbe yetersiz kan gelmesi sonucu meydana gelen geçici gögus agrisidir. Sikinti, agirlik, huzursuzluk, uyuSukluk, yanma, basi veya gögsun arkasinda parçalanma hissi Seklinde olabilir. Kollara, boyna ve çeneye yayilabilir. Anjina, genellikle yorulma, yemek yeme veya sikinti sonucunda ortaya çikar. Her gögus agrisi anjina degildir, sadece doktorunuz dogru taniyi koyabilir. Angina Atagim Ne Kadar Sure Devam Eder ? cogu zaman 5 dakikadan kisa surer, ancak yarim dakikadan kisa olabilecegi gibi yarim saatten uzun da olabilir. Sizde oluSan anjina ataklarinin suresini ve gelen agrinin Seklini siz bulacaksiniz. Eger devamli olarak degiSkenlik gösteriyorsa bunu doktorunuza belirtmeniz gerekir. Anjina Atagim Daha cok Hangi Durumlarda Olur ? Anjina atagi genellikle yokuS yukari tirmanmak, çok yemek yemek, çok sicak veya soguk havalarda diSari çikmak, aSiri sikilip uzulmek gibi kalbinizin iS yukunun arttigi durumlarda meydana gelir. Bunun nedenlerinden birisi kan damarlarinizin iç yuzeyinin yagla sivanmasi (ateroskleroz) olabilir. Damarlariniz bu Sekilde daralmiSsa kalbinize çok kan gerektigi durumlarda yeterli kan ...

Varis

16 Mayıs 2010 – 22:54
Varis, toplardamarların duvarlarının zayıflamasına bağlı olarak bu duvarların kalıcı biçimde genişlemesidir. En sık bacaklarda görülür. Erişkinlerde yüzde 15 oranında bulunur. Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür.Orta ve büyük yüzey venlerin (kirli kan damarları) uzaması, kıvrılması ve kanla dolarak genişlemesi (Bkz. Toplardamar). Bu terim aynı zamanda atardamar ve lenfatik damarlardaki benzer anormallikler için de kullanılır. Variköz venler sıklıkla bacaklarda olmakla berâber, çeşitli bölgelerde de meydana gelir. Makat civârındaki variköz venler hemoroid (basur) meydana getirebilir. Hayalarda (Scrotum) meydana gelen varislere varikosel denir. Özofagus (yemek borusu) ve mesâne venlerinde de varis görülebilir. Hemoroid ve özofagus varisi karaciğer portal venindeki basınç artışı sonucunda meydana gelir. Varisler en sık bacaklarda görülür. Erişkin toplumda % 10-17 nispetinde bulunur. Kadınlarda erkeklere göre iki kat fazladır. Bunda muhtemelen hamilelikte venlerdeki kan göllenmesinin etkisi vardır. Varislerin gelişmesinde en önemli faktör irsî olarak ven duvarları ve kapakçıklarının zayıf olmasıdır. Ven kapakçıkları iyi çalışmadığı zaman kan yüzey venlerde toplanır, genişleme ve ...

Kan Basıncı

15 Mayıs 2010 – 22:53
Kan basıncının yüksek olduğunu hissedemeyiz, çünkü ağrısı sızısı yoktur. Davranışlarınızdaki küçük değişikliklerin kan basıncınızın yükselmesiyle ortaya çıktığını tahmin edemezsiniz. Eğer kan basıncının yüksek olması önlenemezse, zamanla damarlarda kalınlaşmaya ve sertleşmeye yol açar. Yüksek tansiyon, kalp ve damar hastalıklarına yol açan nedenlerin başında geliyor. Öldürmeye karar veren katil, niyetini kimseye belli etmez ve işini sessizce bitirmeye bakar. Tıp dünyasında, yüksek tansiyona da sessiz bir katil gözüyle bakılıyor. Pekçok hastalık önceden bazı belirtilerle tehlikeyi haber verir ama yüksek tansiyonun genellikle hiçbir belirtisi olmaz. Hele çok ani yükselmelerde hasta neye uğradığını anlamaz. Tıp merkezlerinde yapılan araştırmalar on yüksek tansiyon hastasından dokuzunun durumunu bilmediğini ortaya çıkardı. Düzenli aralarla kan basıncının ölçtürülmesi bu tabloyu değiştirir. Yüksek tansiyon, kalp ve damar hastalıklarına yol açan nedenlerin başında geliyor. Ancak hemen karamsarlığa kapılmayın. Dikkatli bir kontrol ve doktor tavsiyeleriyle yüksek tansiyon sorunu giderilebilir. Kan basıncının yüksek olduğunu hissedemeyiz, çünkü ağrısı sızısı yoktur. Davranışlarınızdaki küçük değişikliklerin kan basıncınızın yükselmesiyle ortaya ...

Kalp Pilleri

14 Mayıs 2010 – 22:53
Kalp Pilleri Düzenli uyarılar göndererek, kalbin pompalama görevini düzgün biçimde sürdürmesini sağlayan özel pil. Bütün kaslar, elektriksel uyarılara duyarlıdır; ama, kalbin duyarlığı, bunların çoğundan fazladır. Kalp uyarıcıları üç grupta toplanır: En basitinden en karmaşığına kadar bütün hayvanlarda bulunan tabii düğümsü doku; beden dışında yer alan ve hastanelerde geçici olarak kullanılan dıştan takma elektronik kalp uyarıcıları; ameliyatla bedene yerleştirilen minyatür kalp pilleri. Düğümsü doku, uyarı sayısını bedenin ihtiyaçlarına göre düzenler. Mesela bir yetişkinin kalbi, uyku anında dakikada yaklaşık olarak 55-65 vuruş yapmasına karşılık, ağır işler sırasında kalbe gelen kan miktarında artış olduğundan 100’den fazla vuruş yapabilir. Aşırı çaba gerektiren geçici dönemlerde, vuruş sayısı dakikada 200’ü aşabilir. Kalbin vuruş sayısının yapılan ağır işle orantılı olarak artması, dokunun oksijen ihtiyacının karşılanabilmesi içindir. Kalbin bir bozukluk sonucunda uyarı almaması, pompalama işlemini durdurmasına yol açar. Dıştan takma pil: aniden meydana gelen tehlikelerde ve geçici durumlarda kullanılır. Dıştan takma kalp pili, bir toplar damara yerleştirilerek kalbin ...